İGC Başkanı Atilla Sertel: Gazetecilerin hakları 1980 darbesinden sonra ellerinden alındı

Paylaş



ÖMER ORUÇ

İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel, basın mensuplarının haklarının 1980 darbesinden sonra birer birer ellerinden alındığını söylüyor.

Türk basınının İstanbul ve Ankara’dan sonra en önemli merkezi kuşkusuz İzmir’dir. Güçlü yerel basının yanı sıra ulusal medya kuruluşlarının birçoğunun İzmir’de mutlaka bürosu veya temsilcisi vardır. Dolayısıyla hatırı sayılır bir gazeteci nüfusuna sahip olan kentin, gazeteciler cemiyeti de kendi kulvarında ayrı öneme sahiptir. 1946 yılında Türkiye’nin en büyük yerel gazetesi Yeni Asır’ın sahibi rahmetli Şevket Bilgin önderliğinde kurulan İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin (İGC) başkanlığını Atilla Sertel yürütüyor. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu Sertel, çeşitli gazeteler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde görev yaptı. Bu yıl yapılan seçimlerde hem İGC hem de Türkiye Gazeteciler Federasyonu başkanlığı görevlerine seçilen Sertel ile İzmir basını ve gazetecilerin sorunlarını konuştuk.

Başkanı olduğunuz cemiyet hakkında bilgi verebilir misiniz?

İzmir Gazeteciler Cemiyeti, 1946 yılında başta Yeni Asır Gazetesi'nin sahibi ve başyazarı rahmetli Şevket Bilgin, Reşat Sanlı, Asım Kültür, Süha Sukuti Tükel gibi gazetecilerin öncülüğünde kuruldu. Üyelerinin her yerde ve her zaman eşit olacağının altı çizilerek kurulan cemiyetin en büyük amacı, basın mesleğinde çalışanlarla çalıştıranları bir araya toplamak. Gazetecilerin mesleki, sosyal ve ekonomik haklarını koruyarak geliştirmek. Aralarındaki dayanışmayı artırmak ve toplum içindeki değerini artırıcı yönde çalışmalarda bulunmaktır. Biz de bu çerçevede çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Sizce yerel basın kuruluşlarının görevi nedir?

Ulusal basın için yaşam İstanbul’dan, siyaset ise Ankara'dan ibaret. Geri kalanı ise teferruat... Bir an için yaşadığınız şehirde yayınlanan yerel gazetelerin olmadığını düşünün, çok büyük bir eksiklik fark edeceksiniz. Bölgenizde, şehrinizde yerel gazeteler yayınlanmasa, radyolar, televizyonlar sussa, kendi yaşadığınız şehirde, hemen yanı başınızda olup bitenden nasıl haberdar olacaksınız? Böyle bir görevi yerine getiren yerel basının yaşam kaynaklarını kuvvetlendirmek gerekiyor. Bu nedenle İzmirlilerden yerel basın kuruluşlarına; yerel gazete alarak, yerel televizyon ve radyoları dinleyerek destek olmalarını istiyorum.

Basın mensuplarının size göre en önemli sorunu nedir?

Bana göre gazetecilerin günümüzdeki en önemli problemi işsizlik. Ne yazık ki kriz sebebiyle işsizlik artıyor. Bunun yanı sıra teknolojiye yapılan yatırımın yüzde 1’i bile gazeteciye yani insana yapılmıyor. Geçmişte sendikalı olan gazeteciler, toplu iş sözleşmeleriyle yaşam standartlarını yüksekte tutarak; okur, araştırır ve mesleki bilgi birikimlerini artırırlardı. Bugün iyi yetişmiş gençler, gazetecilik mesleğinin zorluklarına katlanmayabiliyor. Ancak idealist, gazeteci olmaya kararlı ve mücadeleyi göze alan gençler meslekte barınabiliyor. Meslekteki bu geri gidiş ne zaman başladı?

Gazetecilerin hakları 12 Eylül 1980 askerî darbesinden sonra birer birer ellerinden alındı. 1983 sonrası kurulan her iktidar, gazetecilerin haklarını gasp etti. Sendika yok edildi, basın kartları işlevsizleştirildi. Örneğin başbakanlık tarafından verilen sarı basın kartı, bugün artık kimlik olarak bile kabul edilmiyor. Bankada görevliye sarı basın kartı verdiğinizde, “Basın kartı geçerli değil. Lütfen nüfus cüzdanınızı verin.” deniliyor. İçişleri Bakanlığı’nın verdiği nüfus cüzdanı ve ehliyet bankalar dahil her yerde kabul edilirken Başbakanlık tarafından verilen soğuk damgalı sarı basın kartı ise kabul edilmiyor.

İGC başkanı olarak mesleğe yönelik en büyük hayaliniz nedir?

Benim en büyük hayalim, meslektaşlarımın aldığı ücretle insanca bir yaşam sürebileceği, çoluk çocuğunun eğitimini sağlayabileceği, ele güne muhtaç olmadan ay sonunu getirebileceği şartların sağlanmasıdır. Bizim mesleğe başladığımız yıllarda şartlar öyleydi. 1990'lı yılların ortasına kadar da böyle devam etti. Sonra sendikalar bitti, gazeteler tek elde toplanmaya başladı. Habercilikte havuz sistemi çıktı. Bir gazeteci, 3-5 gazeteye birden haber yapan eleman haline geldi. O zaman iş alanı daraldı, gazeteci daha çok çalışır, daha az kazanır hale geldi. Gazetelerin yine eskisi gibi işi yalnızca gazetecilik olan patronlarca çıkarılmasını hayal ediyorum ama bu artık mümkün değil.

Cemiyet üyelerini desteklemek amacıyla yaptığınız girişimler var mı?

Bizim cemiyetimizin mali durumu fena sayılmaz, o açıdan üyelerimizi destekliyoruz. Ramazan ayında bütün üyelerimize 200 liralık alışveriş çeki armağan ettik. Ayrıca Gümüldür'de aldığımız yazlıklarda üyelerimize birer hafta tatil imkanı sunuyoruz. Cemiyetimizin lokalini yeniledik, Digiturk bağlattık. Üyelerimiz orada hiçbir ücret ödemeden maç seyrediyor. Lokalimiz, haftanın üç akşamı açık tutulur hale geldi. Bu arada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'ndan, Türkiye'ye örnek olacak bir lokalin üyelerimize kazandırılması sözünü aldık.

Cihan haber dergisi sayı 30


Forum
Derslerle ilgili sorularınız için...
Sitemizde yayınlanacak haber göndermek için...