O an’a iz bırakanlar…

Paylaş



HABER: Pınar KAMAN

ANKARA - Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) 25. yıl kutlamasını Yılın Basın Fotoğrafları ödül töreni ile birlikte Ankara’da yaptı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün gazeteci yeleği giyerek, fotoğraf çektiği geceden sonra, Dernek Başkanı aynı zamanda Anadolu Ajansı Foto Muhabiri Rıza Özel ile “O an’a iz bırakanları”, foto muhabirleri konuştuk.

Rıza Özel, foto muhabirlerini sevdalı insanlar olarak tanımlıyor ve ekliyor, “Onların sevdası haber fotoğrafıdır. Hayatını adadıkları bir sevda.”

Haber fotoğraflarının tarihin inkar edilemez kanıtları olduğunu söyleyen Özel, bu anlamda foto muhabirlerin de tarihin tanıkları arasında yer aldığını belirtiyor. Foto muhabirlerin baktıkları küçücük bir delikten, koca bir dünyayı gördüklerini anlatan Özel, “Çoğu zaman sonlarını düşünmeden bir kare fotoğrafın peşinden koşan bu yürekli insanlar etraflarında yaşananları tarih sayfalarına en yalın haliyle taşıyor. Denklanşöre her basışlarında O an’a iz bırakıyorlar.” diyor.

Foto muhabirlerinin haber yazmak gibi bir görevi olup olmadığı konusunda ise Özel, şunları dile getiriyor: “Foto muhabiri haberin alasını yazar. Sonuçta bizim mesleğimiz gazetecilik. Bu meslek grubundaki görevimiz foto muhabirliği. Haber yazamayan gazeteci olur mu? Foto muhabiri bulukları yere göre ellerine kalemi de alır. Günlük işlerde haber yazmazlar ancak deprem, sel, savaş gibi zorlu alanlarda genellikle foto muhabirleri yalnız çalışır. Burada haberi de toparlar. Bu tür zorlu şartları foto muhabirleri en önde ve olayın içinde yaşar.” Fotoğrafın bir matematik işi olduğunu belirten Özel, “Fotoğrafın teknik kısmındaki ortamdaki ışık, renk duyarlılığı, açı bunların hepsi hesaplama gerektirir aslında. Bu her fotoğrafçının uygulaması gereken karmaşık hesaplamaları foto muhabiri çok daha hızlı yapmak zorunda. Çünkü sandalye üzerinde oturan birinin yüzünü fotoğraflarken yanlış bile yapsanız telafi edebilirsiniz. Tekrar çekersiniz. Ancak haber fotoğrafçılığında bir yanlışı telafi edemezsiniz” şeklinde konuşuyor.

HABER FOTOĞRAFÇILIĞINDA YANLIŞ TELAFİ EDİLMEZ. ATEŞ EDEN ADAMA ‘ABİ İKİ DAHA SIK’, GOLÜN SEVİNCİYLE SEYİRCİYE KOŞAN FUTBOLCUYA ‘TOPÇU KARDEŞİM, BU OLMADI AZ DAHA SAĞDAN BANA DOĞRU KOŞ’ DİYEMEZSİNİZ”

Eli silahlı üniversite kampusünde ateş eden bir insana “Abi iki daha sık” denemeyeceği gibi, bir futbol maçında golün sevinci ile taraftara koşan bir futbolcuya “Topçu kardeşim, bu olmadı az daha sağdan bana doğru koş” deme şansının bulunmadığını söyleyen Özel, “Zaten bir çok foto muhabiri için bu anında karar vermeler, refleksten çok içgüdü haline gelmiştir. Olay anında kaldırır makineyi, tüm ayarlamaları makineyi kaldırırken yaparlar, denklanşöre basarlar.” diyor.

Foto muhabirlerin genelde eğlenceli ve hoş sohbet insanlar olduğu yönündeki yaygın kanaat ile ilgili ise, Özel şunları dile getiriyor: “Çektikleri bir kare fotoğraf, gazeteler, dergiler, internet aracılığı ile milyonlara ulaşır. Makinenin vizöründen milyonların bakacağı fotoğrafı ilk onlar görür. Bu da onlara özgüven verir. Haber sırasında da en önde onlar vardır. Çünkü yakın olmak zorundadır konuya, insan ilişkileri iyidir dolayısıyla. Bir de foto muhabirleri genel olarak çok gezen insanlardır. Bırakın farklı şehirlerde fotoğraf çekmeyi, dünyanın çok farklı coğrafyalarında fotoğraf çekerler, anıları da çoktur kısacası. Sonuç olarak özgüveni olan, insan ilişkileri güçlü, anısı da çok bu insanların. Eğlenceli ve hoş sohbet olmaları da çok doğal.”

“FOTO MUHABİRİ, FOTOĞRAFINI ÇEKTİĞİ ORTAMDA GÖRÜNMEZ HİSSEDER KENDİSİNİ. ETRAFLARINDA YAŞANAN ACILARI BAŞKA BİR DÜNYADAN GELMİŞCESİNE FOTOĞRAFLARLAR. ÇALIŞTIKLARI AJANS, GAZETE VEYA DERGİYE GÖNDERMEYE UĞRAŞIRKEN BAKARLAR O FOTOĞRAFLARA.”

Foto muhabirlerinin, fotoğrafı çekerken yapmaları gerekene yoğun bir şekilde konsantre olduklarını aktaran Özel, “O kadar konsantre olurlar ki, fotoğrafını çektiği ortamda görünmez hisseder kendini. Etraflarında yaşanan acıları soğukkanlı halleri ile başka bir dünyadan gelmişçesine fotoğraflar. Çalıştıkları ajans, gazete veya dergiye göndermeye uğraşırken bakarlar O fotoğraflara. Soğukkanlı duygusuz insandan eser kalmaz O an. Kendi çektikleri fotoğrafa bakarken akıtırlar içlerine gözyaşlarını. O fotoğrafa bakarken yaşarlar.O’anı. Bu işin psikolojik yanı.” şeklinde konuşuyor.

Karşılaşılan fiziksel zorluklar konusunda da bilgi veren Özel, şöyle devam ediyor: “Dışarıdan çok zevkli gelir herkese bir futbol maçında saha çizgisine birkaç metre yakın olmak. Ama eksi 15 – 20 derece soğukta nefeslerin buz kestiği anlarda da onlar oradadır. Sel gibi yağan yağmurda üzerlerindeki yağmurluğu makinelerini örtmek için kullanırlar, sırılsıklam hallerine bakmadan. Bu çilenin sonunda çekilen fotoğraf bazen tüm ülkeyi sevince boğan bir sevinci, bazense mağlubiyetin hüznünü anlatır.

Toplumsal bir olayın tam ortasında dururlar. En ateşli olaylarda bir tarafta gösterici vardır, diğer tarafta da emniyet güçleri. Ortasında ise onlar. Göstericinin sopası sırtında parçalanırken polisin attığı gaz bombası nefesini keser. Tüm bunlar olurken Onlar fotoğraf çekmeye devam eder.

Yerle bir deprem bölgelerinde yatacak yer yine “Açık hava oteli”dir, biraz şans varsa otomobil. Yiyecek ekmek bir kenara içecek temiz su bulmak bile dertken, onların daha büyük dertleri vardır, “Çektikleri fotoğrafı çalıştıkları kuruma nasıl gönderecekleri.” Yıkıma devam eden artçılardan kaçar herkes. Onlarsa tam ters yöne koşar, “Orada ne oluyor” diye. Yıkılan bir binanın çöküntüleri arasına sürünerek girer hiç düşünmeden iyi bir kare fotoğraf için.”

“İTİRAZIMIZ AKREDİTASYONA DEĞİL, BU İŞİN ADALETSİZLİĞİNE”

Bir soru üzerine akreditasyon konusundaki düşüncelerini de açıklayan Özel, gelişen dünya düzeninde bu tür uygulamaların olduğunu ifade ediyor ve ekliyor: “Ve anlayışla karşılıyoruz artık eskisinden daha fazla televizyon ve gazete var. Öyle olunca da kalabalığı azaltmak için zaman zaman kısıtlamalara gidiliyor. Ama bu iş adaletli yapılabiliyor mu? İşte O olmuyor. Yoksa akreditasyon uygulamalarına değil itirazımız, bu işin adaletsizliğine.”

“TÜRKİYE’NİN EN ÇOK SATAN GAZETELERİ ARASINDA İKİ AJANSA ABONE OLUP, MASA BAŞINDA YAPILANLAR VAR”

Özel, “Bazı basın organları, foto muhabiri istihdam etmiyor ya da çok az sayıda istihdam ediyor. Muhabirlerden fotoğraf makinesi alarak, kendi haberinin fotoğrafını da çekmesi isteniyor. Bu durum foto muhabirlerine nasıl yansıyor? Bunu nasıl karşılıyorsunuz?” şeklindeki soruya şu yanıtı veriyor: “Sadece foto muhabiri mi? Muhabiri olmayan gazete var Türkiye’de. İki ajansa abone olup. Masa başında yapılan gazeteler var. Öyle yerel falan değil Türkiye’nin en çok satan gazeteleri arasında olanlar var. Bakıyorsunuz her gazetede aynı fotoğraflar, aynı haberler. Ayrıntı, farklılık, farklı bir bakış açısı yok. İki buçuk kutuplu bir medya. Yalnızca gazetecilik mesleğine ve foto muhabirliğine okuyuculara da yapılan bir saygısızlık bu. Ama patronların artan para kaygısı, meslektaşlarımızın her geçen gün azalan hakları. Bu işin sonu nereye varır bilemem ama iyi olmadığı kesin.”

“TÜRKİYE’DEKİ FOTO MUHABİRLERİ ÇALIŞTIKLARI GAZETE VE AJANSIN ÖNÜNDELER”

Günümüzde foto muhabirliğinin çok farklı bir boyuta taşındığını aktaran Özel, “Bundan 15 yıl önce karanlık oda işlemleri ile telefonlarla saatlerce süren bir kare fotoğraf geçme telaşı bir gün sonra yayınlanacak gazete içindi. Bugün aynı telaş yerini saniyelere bırakan dijital fotoğraf transferi ile aynı gazetelerin internet sayfaları için yaşanıyor.” diye konuşuyor.

Özel şöyle devam ediyor: “Haber fotoğrafı ise gazete ve dergi sayfaları için ‘Tek kare’ olsa da. Bu gün bir çok haber fotoğrafçısı kendi çabaları ile yarattıkları fotoğraf hikayelerini internet ortamı, sergiler ve kitaplarla duyuruyor.

Kısacası Foto Muhabirliği bugün çok daha zor. Ancak baktığım zaman tüm bu zorluklara karşı Türkiye’deki foto muhabirleri dünya ile entegre ve zamana ayak uyduran insanlar olarak görüyorum. Ve üzülerek söylüyorum. Çalıştıkları gazetelerin, ajansların önündeler.”

“BİR ÇOK GAZETEDE FOTOĞRAF EDİTÖRÜ YOK, FOTOĞRAFIN KULLANIMINA KARAR VERENLER FOTOĞRAF EDİTÖRLERİ”

Türkiye’de bir çok gazetenin fotoğraf editörü bulunmadığına dikkat çeken Özel, “Fotoğrafın kullanımına karar verenler sayfa sekreterleri. Bu konuda çok iyi yetişmiş olsalar bile fotoğrafın değerlendirme mekanizması farklı olmalı. Dünyada ki gazetelerde böyle. Bir biz farklıyız bu konuda.” diye konuşuyor.

“HERKES ŞARKI SÖYLER AMA PAVAROTTİ BAŞKA. HERKES FOTOĞRAF ÇEKER AMA BU İŞİN USTALARI GİBİ DEĞİL”

Özel, fotoğrafın yaygınlaşması ile ilgi, “Herkes şarkı söyler. Ama Pavarotti başka. Herkes resim yapar ama Julio Pomar başka. Fotoğraf çeken insan artınca haber fotoğrafının değeri azalmaz. Aksine insanların fotoğrafa olan ilgisi artar. Sonuçta herkes fotoğraf çeker, ama bu işin ustaları gibi değil.” değerlendirmesini yapıyor.

“HABER FOTOĞRAFÇLIĞI İÇİN ÜÇ HARFİN ÇOK BÜYÜK ÖNEMİ VAR: H,I,Z”

Özel, günümüzde sıklıkla tartışılan dijital fotoğrafçılığın, haber fotoğrafçılığından hiçbir şey götürmediğini, aslında çok şey getirdiğini kaydediyor.

“Haber fotoğrafçısı için üç harfin önemi çok büyük: H,I,Z.” diyen Özel, dijital çağın nimetleri sayesinde çok hızlı olduklarını dile getiriyor.

Aynı zamanda Anadolu Ajansı foto muhabiri olduğunu anımsatan Özel, “Örneğin, bir maçın 15. dakikasında çektiğim bir fotoğraf var. Bu fotoğrafı, bir yandan fotoğraf çekmeyi de sürdürürken saha kenarında işlerim, fotoğraf altını yazıp, cep telefonu aracılığı ile merkeze geçerim. Orada tekrar editörlerimiz tarafından kontrol edilir ve teknik detayları incelenir. Editörümüz yayıncı arkadaşımıza gönderir, tekrar teknik detayları kontrol edilir. Yayına verildiği anda tüm abonelere ulaşır birkaç dakikada. Orada bir gazetenin internet sayfasını düzenleyen bir editörün eline gelir mesela fotoğraf ve yayına verilir. Bu uzun uzadıya saydığım işlemlerin ardından. Fotoğraf maçın 30. dakikasında internetten tüm okurlara ulaşır. Kısacası bu kadar işlem fotoğrafın futbol sahasında başlayan yolculuğu 15 dakika sonra okurun bilgisayarında son bulur. Bu dijital fotoğrafın yarattığı bir H,I,Z” şeklinde konuşuyor.

“KARANLIK ODANIN KOKUSU HALA BURNUMDA. 5 AYLIK BİR KIZIM VAR. ADI ZEYNO BEREN. O DOĞANA KADAR TANIDIĞIM EN GÜZEL KOKU KARANLIK ODADA FİLM BANYOSU KURSUYDU

“Ama duygusal yanına bakarsanız, ben karanlık odada yetişmiş bir foto muhabiriyim.” diyen Özel, “Her şeye rağmen, karanlık odanın kokusu hala burnumda.” diyor. Özel şöyle devam ediyor: “Her şeye rağmen karanlık odanın kokusu hala burnumda. Şu an 5 aylık bir kızım var adı, Zeyno Beren. O doğana kadar tanıdığım en güzel koku karanlık odada film banyosunun kokusuydu. Bunu anlatmama imkan yok. Dışarıdan kime sorsanız O koku, keskin ve pistir. Ama tekrar söylüyorum bunu anlatmama imkan yok, yalnızca film yıkamayan insanların anlamayacağı bir şey. Dijital çağın tüm getirdiklerine rağmen yalnızca O kokuyu gerçekten çok özlüyorum…”

“CUMHURBAŞKANI GÜL, MESLEĞİMİZİN ÜNİFORMASI GAZETECİ YELEĞİNİ GİYDİ VE FOTOĞRAF ÇEKTİ. BİZİM İÇİN BU BÜYÜK BİR ONURDU”

TFMD’nin 25. yıl kutlamalarının, Yılın Basın Fotoğrafları Ödül Töreni ile birlikte Ankara’da yapıldığını hatırlatan Özel; “Tüketici Çevre ve Eğitim Vakfı’nın büyük katkıları ile yaptığımız tören sırasında Cumhurbaşkanımız mesleğimizin üniformasını gazeteci yeleğini giydi ve fotoğraf çekti. Bizim için büyük bir onurdu.” diye konuşuyor.

TFMD’nin, Türkiye’de haber fotoğrafçılarını çatısı altında toplayan tek dernek olduğunu, şu anda 425 üyesi bulunduğunu kısa süre içerisinde İstanbul, İzmir ve Antalya’da da temsilciliklerin açılacağını aktaran Özel, şöyle devam ediyor: “25 yıl önce bir araya gelen ustalarımız tarafından 12 Haziran 1984 yılında kuruldu. Kamu yararına çalışan ve isminin başında onurla ‘Türkiye’ yi taşıyan derneğimiz kurulduğu günden bugüne tüm yönetimler tarafından bir adım ileriye taşındı. Bugün Türkiye’nin en saygın kurumları arasında yer alıyor, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği. Bu yüzden TFMD foto muhabirlerinin üye olmak istedikleri bir birlik.”

“FOTO MUHABİRİ’N İLK SAYISINDA, CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL’ÜN AFRİKA’DA ÇEKMİŞ OLDUĞU FOTOĞRAFLARA YER VERDİK”

Derneğin 25. yılında, Foto Muhabiri dergisinin ilk sayısının çıktığını aktaran Özel; derginin bir kaynak yayın olması hedefi ile yola çıktıklarını, haber fotoğrafçılığının yanı sıra fotoğraf dünyası için de yeni bir açılım getireceğine inandıklarını söylüyor. Özel, Foto Muhabiri’nde usta foto muhabirleri, haber fotoğrafı ve fotoğraf dünyasındaki gelişmeleri, yoğun iş temposunda bile fotoğraf sevdasından vazgeçmeyen iş dünyasının önemli isimlerini konuk edeceklerini anlatıyor.

“İlk sayımızda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Afrika’da çekmiş olduğu fotoğraflar bulunuyor. Kapağında İsmet İnönü’nün 43 yıl önce çekilmiş bir fotoğrafını kullandık. Mustafa İstemi’nin çektiği bu fotoğraf İnönü’nün ev halini yansıtıyor ve ilk kez yayınlanıyor.” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Sipa’nın kurucucu Gökşin Sipahioğlu’nun geniş bir hikayesi ve Şakir Eczacıbaşı’nın fotoğrafları var. Hukuk köşemizde gazetecilerin sorunlarını dile getiriyoruz. Yılın basın fotoğrafları basılı olarak bir arada bulunuyor. İçerik olarak gerçekten güçlü bir dergi yaratmaya çalıştık.”

Özel, derneğin projeleri ile ilgili ise şu bilgileri veriyor: “Ayrıca yepyeni yüzü ile yayınına başlayan web sayfamızda, çağın gereklilikleri göz önüne alınarak düzenlendi. Sitemizde yalnızca üyelere değil tüm fotoğraf meraklılarına ve haber fotoğrafçılığına ilgi duyan herkes için cazibe merkezi olacaktır. (www.fmd.org.tr , www.tfmd.org.tr) Yerel medya eğitim seminerlerimiz var. Bunların yanı sıra önümüzdeki yıl dünyanın sayılı foto muhabirlerini de Türkiye’ye getirerek üyelerimizin de katılımıyla ilk kez ‘Basın fotoğrafları semineri’ni gerçekleştireceğiz. Kent kent Anadolu’yu gezen ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ sergisi Kasım ayında Kıbrıs’a gidecek. Yine bu yıl içerisinde Azerbeycan’da farklı bir organizasyonun hazırlığı içindeyiz. Gelecek yıl Mayıs ayında da New York’ta “Türkiye Fotoğrafları” sergsi açmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu serginin Avrupa başkentlerini gezmesi de hedefimiz. Ama tabi bu projelerin hepsi de büyük bütçeli ve zorlu organizasyonlar olmasına karşı ülkemiz adına geri dönüşü yüksek projeler. En büyük projelerimizden birisi Türkiye’de, foto muhabirliğini – Dünya’da da, Türkiye’yi en iyi şekilde tanıtmak. “

Cihan Haber Dergisi Sayı 29


Forum
Derslerle ilgili sorularınız için...
Sitemizde yayınlanacak haber göndermek için...