Özelin pratikliği ile TRT’nin güvenilirliğini birleştirdik

Paylaş



PINAR KAMAN

Referans haber kanalı olma iddiasındaki TRT TÜRK, özel kanalların pratikliği ile TRT’nin güvenilirliğini harmanlayarak çıktığı yolda emin adımlarla ilerliyor. İç haberlerde de iddialı olan TRT TÜRK’ün hedef kitlesi tüm dünya. ‘Dünyayı Türkçe izleyin' sloganı ile 8 Mayıs 2009'da yayın hayatına başlayan TRT TÜRK’ün Genel Yayın Yönetmeni Ümit Sezgin, kanalın iki temel amaçla yola çıktığını belirtiyor. Sezgin’in bahsettiği iki temel amaç, Türkiye’de olup biteni dünyaya, dünyadakini ise Türkiye’ye anlatabilmek…

Türk halkının bugüne kadar dünyadaki gelişmeleri yabancı yayın kuruluşlarının gözüyle izlediğine dikkat çeken Sezgin, “Kimi zaman bizi yanılttıklarını çok net gördük. Örneğin Irak Savaş'ında bambaşka şeyler anlatıldı. Sonra bizim ekiplerimiz veya başka ülkelerden ekipler gidince gördük ki, bize anlatılanlarla gerçekler başka. İşte bu tür amaçlarla yola çıkarak dedik ki; hem biz kendimizi dünyaya güzel anlatalım (dünyada Türkçe bilenlere) hem de dünyayı Türkiye’dekilere.''

Yeni bir şey yapmaya çalışıyoruz, bir misyon üstlendik

“TRT TÜRK yıllardır var olan bir boşluğu mu dolduruyor?” sorusuna Sezgin, “Bu bir boşluk muydu, değil miydi bilmiyorum ama yeni bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’yi anlatmak ve dünyayı anlamak anlamında misyon yüklendik.” yanıtını veriyor. TRT TÜRK’ün uluslararası bir referans kanal olma yolunda ilerlediğini anlatan Sezgin, “Türkiye’de böyle bir kanal yok. Bugüne kadar olmadı.” diyor.

Kanalın hedef kitlesini tüm dünya olarak tanımlayan Sezgin, Güney Amerika ve Afrika’nın çöl bölgeleri dışında 7 kıtaya da ulaşabildiklerini aktarıyor. Sezgin, “Her yerden izlenebiliyoruz. O nedenle hedef kitlemiz herkes.” şeklinde konuşuyor.

Özelin pratikliği ile TRT’nin güvenilirliğini birleştirdik

TRT TÜRK için Ankara’da teknik ekip dahil 42 kişilik çekirdek bir kadro kurduklarını açıklayan Sezgin, “Bu ekibi oluştururken tek kıstasımız vardı; bu işi yapabilecek yetenek ve kapasitede insanlar. Arkadaşlar çok farklı yerlerden geldi. Hepsi bu meslekte kabul görmüş isimler ve televizyoncular. Sadece özel televizyonlardan ekip getirmedik. Ekibimizin önemli bir bölümü de TRT’den.” diyor. TRT Haber Dairesi’nden de önemli bir kadro takviyesi olduğunu aktaran Sezgin, “Spikerlerimizin büyük bölümü TRT’den. Dışarıdan iki tane genç spiker arkadaş getirdik. Dış haber editörlerimiz TRT Haber Dairesi’nden. Bu harmanda bir yandan özel televizyonların cevvaliyeti ve pratikliği, öbür tarafta da TRT’nin güvenilirliği ve tecrübesi birleşti. İyi bir karma oldu. Beraber iyi gidiyoruz.” ifadelerini kullanıyor.

İç haberde iddialıyız

Yayınlarında dünya ve Türkiye’deki haberlerin neredeyse yarı yarıya olduğunu söyleyen Sezgin, şunları dile getiriyor: “Gündeme göre Türkiye’de çok önemli bir mevzu varsa onu ön plana çıkıyoruz. Ama Urumçi’deki gibi büyük olaylar olduğunda içerideki ufak tefek şeyleri görmeden ağırlığı oraya veriyoruz.'' Bu anlamda yönlerinin sadece dünyaya açık olmadığını belirten Sezgin, “Hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye’yi dünyaya anlatırken Türkiye’yi de izlenmemiz gerekiyor ki dünyaya anlatabilelim. Onun için Türkiye’ye de ağırlık veriyoruz.'' İç haberler konusunda TRT’den ciddi destek aldıklarını vurgulayan Sezgin, “Ülkede bu kadar izlenirken iç haberciliği bir kenara atamayız. Atmamız da doğru olmaz. TRT Haber Dairesi gibi bir kaynak dururken buna sırt dönülmez.” diyor.

Habercilik yapan herkesin rakibiyiz

Yurtiçinde kimseyi kendilerine rakip olarak görmediklerini aktaran Sezgin, “Biz onlardan farklıyız ama bir anlamda da herkes rakibimiz. Sonuç itibarıyla habercilik yapıyoruz. Herkes bizi izlesin istiyoruz. Bunu düşündüğün zaman da herkes rakibindir. Haber izleyicisi, ulusal haber izleyicisi, uluslararası haber izleyicisi, hepsi bizim hedef kitlemiz. O nedenle de herkes bizim rakibimiz. Ama tek olarak falan kanal bizim rakibimiz demiyoruz. Habercilik yapan herkes bizim rakibimizdir ya da habercilik yapan herkesin biz rakibiyiz.” değerlendirmesinde bulunuyor.

İran'da kimileri muhaliflerin kimileri yönetimin gazına geldi

TRT TÜRK’ün kurulduktan bu yana iki önemli olayda büyük başarıya imza attığını kaydeden Sezgin, bu olayları şöyle sıralıyor: “İlki İran seçimleri sonrasında yaşanan olayların Türkiye’ye aktarılması konusunda. Bizim Tahran büromuzda çok başarılı bir arkadaşımız var. Seçim öncesini, seçimde ve özellikle seçim sonrasında yaşananları en yakından takip eden bizdik. Sürekli canlı yayınlarla, gün gün değil, saat saat tüm gelişmeleri verdik. Olayları son derece sağlıklı aktardık. Ne kimileri gibi muhalif denen grubun gazına gelip işi bambaşka yerlere götürdük ne de yönetimin yanında yer alanların yaptığı gibi bazı şeyleri görmezlikten geldik. Yaşananları tüm çıplaklığıyla verdik. O anlamda son derece başarılıydık. Üstelik biz tüm bunları canlı yayınlarla yaptık. Birkaç gazeteci dışında orada başka gazeteci yoktu. İnsanlar internet sitelerinden görüntü almaya çalışırken bizim kendi görüntülerimiz vardı.”

Urumçi'de olup bitenleri Türkiye'ye ilk biz anlattık

Sezgin, ikinci habercilik başarısı olarak Urumçi’de yaşanan olayların dünyaya duyurulmasını gösteriyor. Urumçi’de yaşananları dünyaya duyuran ilk kanallardan biri olduklarını belirten Sezgin, “Türkiye’ye biz duyurduk. Onu çok net söylüyorum. Çünkü olaylar başladığının hemen ertesi günü Pekin bürosundaki ekibimiz Urumçi’ye geçti ve canlı yayına başladık. Yaklaşık üç gün boyunca Urumçi’den canlı yayın yapabilen tek uluslararası yayın kuruluşu bizdik. Bu son derece önemliydi. Orada hastanelere girdik, hastanelerdeki Uygur Türklerinin tanıklıklarını aktardık. Yalnızca Türkiye’ye değil, dünyaya aktardık.” diyor.

Hedefimiz, İngilizce kanal kurmak

TRT’nin Washington, Lefkoşa, Berlin, Brüksel, Bakü ve Aşkabat’taki bürolarına ek olarak Bağdat, Moskova, Erbil, Tahran, Kudüs, Pekin, Atina, Saraybosna, Üsküp, İslamabad, Adis Ababa ve Bişkek’te yeni bürolar kuran TRT TÜRK, dünyadaki muhabir sayısını daha da artırmayı hedefliyor. “Ne kadar artırabilirsek o kadar etkili oluruz.” diyen Sezgin, Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelerde yeni bürolar kurma niyetinde olduklarını açıklıyor. Tarih belli olmamakla birlikte kanalın İngilizcesini de kurmayı planladıklarını belirten Sezgin, “Şu an dünyada Türkçe bilen herkese ulaşıyoruz. Az bir rakam değil ama bunu İngilizceye çevirebilirsek çok daha geniş bir kitleye ulaşma imkanı buluruz. O zaman o kanalın, Türkiye’yi anlatmak çok daha öncelikli görevi olur. Bu da planlarımız içinde var. Zamanlaması henüz belirlenmedi. Önce Arapça kanal kurulacak, başka kanallar var. Sonra sıra ona gelecek.” şeklinde konuşuyor.

Sezgin, uluslararası olma niyetindeki bir kanalın yayınlarını Türkçe yapmasının bir dezavantaj olup olmadığı sorusuna ise şu cevabı veriyor: “Dünyayı Türkiye’ye anlatmak gibi bir derdin de varsa bu İngilizce olmaz. Türkiye’ye dünyayı İngilizce neden anlatalım, kaç kişi anlayacak? Hedeflerimiz zaten Türkçe yapılabilecek şeyler.”

TRT, pek çok özel televizyondan daha özgürlükçü

“Habercilik, haberciliktir.'' diyen Sezgin, özelde ya da kamuda yapılmasının çok şeyi değiştirmeyeceğini kaydediyor. ‘Özelde haber yapmak kolaydır ama TRT’de kısıtlamalar vardır’ düşüncesinin doğru olmadığını vurgulayan Sezgin, nedeni ise şöyle açıklıyor: “Bütün özel televizyon ve gazetelerde de kısıtlamalar vardır. Ben pek çok yayın kuruluşunda görev aldım. Hiçbir yerde sonsuz özgür değilsin. Her yayın kuruluşunun kendi yayın politikası, dünyaya bakışı vardır. Hatta son dönemde her yayın kuruluşunun bir siyasi tavrı da vardır. Orada da ona göre haber yaparsın. TRT’nin de kamu yayıncılığı yapmanın getirdiği kuralları var. Ona uymak zorundasın. Yalnız ben değil, benimle beraber veya benden sonra buraya gelen çok sayıda arkadaşım var. Hiçbiri bunda zorlanmadı. Çünkü hepimiz neyi nereye kadar yapabileceğimizi, zaten geldiğimiz yerlerde de biliyorduk. Hatta şunu söyleyebilirim; pek çok özel televizyon ve radyodaki özgürlükten daha fazlasını burada bulabiliyoruz. Çok daha fazla kısıtlamaların olduğu başka yerlerde de çalıştık. Pek çok özel televizyona göre daha özgür habercilik yapılabildiğini söyleyebilirim.”

“TRT TÜRK’ü izleyin, size çok şey katacak.” diyen Sezgin’den, izleyicilere bir de tüyo geliyor. TRT TÜRK’ün 16:9 formatında HD yayın yapan ilk televizyon kanalı olduğunu söyleyen Sezgin, görüntünün ince ve uzun olmasını buna bağlıyor. Sezgin, “Bu ikisi geleceğin yayın formatlarıdır ve dünyada başladı. Yapacağınız tek şey, televizyonunuzu 16:9’a ayarlamak.” diyor.

TRT TÜRK’ün kuruluş sürecinde ve yayına başladığı günden bu yana CİHAN Haber Ajansı’nın ayrı bir yeri olduğunu da sözlerine ekleyen Sezgin, “Gerek verdikleri teknik destek gerekse zor anlarımızda uzattıkları el, ben ve arkadaşlarım için unutulmaz. Haberciliklerinden bahsetmeme gerek bile yok. Dünyanın uzanamadığımız her yerinde gözümüz, kulağımız olmayı başarıyorlar. Sağ olsunlar.” diye konuşuyor.

Cihan Haber Dergisi Sayı 30


Forum
Derslerle ilgili sorularınız için...
Sitemizde yayınlanacak haber göndermek için...